Ekonomi

İzmir’de Tüik Enflasyonuna ve Maaş Zamlarına Kamu Emekçileri “Taş Kaynatarak” Tepki Gösterdi

(İZMİR) – TÜİK’in aralık ayı enflasyonunu yüzde 0,89, yıllık enflasyonu yüzde 30,89 olarak açıklamasının ardından Birlik Sağlık-Sen ve BASK üyesi kamu emekçileri, Alsancak’ta tencere içinde taş kaynatarak eylem yaptı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun aralık ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından Birlik Sağlık-Sen ve Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu’na bağlı iş kolları üyesi kamu çalışanları, Alsancak’taki Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya geldi. Tencere içinde taş kaynatarak yapılan eylemde, açıklanan enflasyon rakamlarının gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığı vurgulandı.

Eylemde konuşan Yerel Birlik-Sen Genel Başkanı Reşat Bozat, “2026 yılına büyük umutlarla giren kamu çalışanları, ne yazık ki yine aynı adaletsiz çarkın dişlileri arasında ezilmektedir. Maaşlara yapılan yüzdelik zamlar, daha yılın ilk çeyreği bitmeden artan vergi oranlarıyla geri alınmaktadır. Memur, kaşıkla verilenin kepçeyle geri alındığı bir illüzyonun kurbanı edilmektedir. Son 5 yılda tüketici fiyat endeksi (TÜFE) toplamda yüzdelik bazda artarken, vergi dilimi matrahları bunun çok altında artırılmıştır. Eğer vergi dilimleri enflasyon kadar artsaydı, bugün memurumuz yüzde 27’lik dilime yılın sonunda değil, belki de hiç girmeyecekti. İşte bu yüzden diyoruz ki: Matrahların düşük tutulması, memura yapılmış gizli bir maaş indirimidir. Biz bu indirimi kabul etmiyoruz” dedi.

“Vergi yükü her zaman en ağır şekilde memurun omuzlarına binmekte”

Bozat, sözlerinin devamında ise şunları kaydetti:

“Memur, yılın yarısında bedava çalışıyor. 2026 yılı vergi dilimi matrahları, gerçek enflasyonun ve memur maaş artışlarının fersah fersah gerisinde kalmıştır. Ocak ayında yüzde 15 vergi ile başlayan bir memur, Nisan-Mayıs aylarında yüzde 20’lik dilime, Eylül ayında ise yüzde 27’lik dilime hapsolmaktadır. Bu durum, bir memurun yıl sonuna doğru maaşının yaklaşık dörte birini daha eline geçmeden devlete iade etmesi demektir. Piyasadaki her ürüne, her hizmete yapılan zamlar brüt üzerinden hesaplanırken; memurun alım gücü net maaşındaki vergi kesintileriyle her ay sistematik olarak düşürülmektedir. Hükümete sesleniyoruz adalet bunun neresinde? Bir sanayicinin, bir büyük sermaye sahibinin vergi borçları tek kalemde silinirken; bordrolu çalışan memur, ülkenin vergi garantörü haline getirilmiştir. Memur, vergi kaçıramaz, vergi gizleyemez. Ancak ne hikmetse, vergi yükü her zaman en ağır şekilde memurun omuzlarına binmektedir.

“Emeğimizin karşılığını istiyoruz”

Bizler sadaka değil, emeğimizin karşılığını istiyoruz. Tüm kamu çalışanları için gelir vergisi oranı yüzde 10’da sabitlenmelidir. Vergi dilimi matrahları, asgari ücret artış oranında değil, gerçek enflasyon ve refah payı gözetilerek en az yüzde 100 oranında artırılmalıdır. Sosyal yardımlar, tazminatlar ve fazla mesai ücretleri tamamen vergi dışı bırakılmalıdır. Hükümete sesleniyoruz: Memuru vergi dairesinin gönüllü bağışçısı olarak görmekten vazgeçin. 2026 yılı, memurun vergi yükü altında can çekiştiği değil, emeğinin hakkını aldığı bir yıl olmalıdır. Aksi takdirde, bordrolarımızdaki bu adaletsizliği her meydanda, her platformda teşhir etmeye devam edeceğiz.”

“Enflasyon oranında verilen zam, zam değildir”

Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı ve Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) Genel Sekreteri Ahmet Doğruyol ise şunları kaydetti:

Kaynak: ANKA / Yerel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu